29 Şubat 2008 Cuma

'BEN ASKERE GİTMİYECEĞİM ANNE'

Hani bitmişti terör, şehit vermek .
Son 2 aydır yine acı haberleri dinliyoruz medyadan.
6 yaşında henüz oğlum ; bir anne olarak kara kara düşündüğüm askerlik görevinin zorluğunu maalesef küçücük beyniyle idrak etmiş durumda. TV’deki acılı şehit annelerinin ağlamalarını -başta ben dayanamıyorum diye – ne kendime , ne de oğluma izlemeyi yasaklıyorum. Ancak bir şekilde duymuş oğlum.
Dün gece yatarken, -- Anne ben askere gitmiyecem, dedi. Savaş yapmak istemiyorum, dedi.
Paralı askerlik belki olur o zamana , belki olmaz; olsa da benim gücüm yetmez ödemeye.
O nedenle -- kesin gitmezsin oğlum askere, diyemedim.
Oğluma hiç yalan söylemedim.
Hep onun dilinde, anlayabileceği kelimelerle bugüne kadar açıkladım her şeyi.
Şimdi askere gitmeme sözünü nasıl verebilirdim ki ona?
--Ama bütün askerler gitmiyor ki savaşa, diyerek örnekler vermeye başladım.
Bak baban da askere gitti ama savaş yoktu.
(Her zaman gördüğü Kuleli Askeri Lisesinde askerliğini yapan),
--Murat enişten de İstanbul’da askerdi, savaş yoktu.
Biraz makul gelmeye başladı herhalde. En azından asker olma hayallerine dönebileceğine sevinerek,
--O zaman savaş olmayan askere gideyim ben, dedi.
(Büyüklerle konuşma işini daha çok bana bıraktığından; öğretmenime sen söyle,doktoruma sen söyle der gibi,)
-- O zaman sen söyle anne, Mert savaş olmayan askere gitsin de, olur mu?

Gözyaşlarım gelecek askerlik günleri içindi...

Hiç yorum yok: